Türkiye Cumhuriyeti

Vilnius Büyükelçiliği

Bilgi Notları

Litvanya’nın Ekonomik Görünümü ve Yatırım İmkanları, 28.02.2017

Sovyetler Birliği içinde yer aldığı dönemde ekonomisi tümüyle Birliğe entegre olan, doğal kaynakları ucuz ve kolay şekilde sağlayabilen Litvanya, bağımsızlığını yeniden kazandığı 1991 yılından sonra yüzünü tamamen Batıya dönmüş ve Rusya Federasyonu’na olan ekonomik ve ticari bağımlılığını azaltmaya yönelik politikalar izlemeye başlamıştır. Bu çerçevede, bağımsızlığın ilk yıllarından başlayarak Litvanya kamunun elinde bulunan iktisadi teşebbüslerin tamamına yakınını özel sektöre devretmiş, ekonomiyi yabancı yatırıma açmış, bankacılık sektörünü özelleştirerek liberalleştirmiş ve üretimdeki rekabet gücünü artırarak ihracatını güçlendirmiştir. Bu çerçevede, dış yatırımlarda artış sağlanmış ve başta İskandinav ülkeleri olmak üzere, AB ülkelerinden hatırı sayılır ölçüde sermaye akışı olmuştur. Bankacılık sektörü halihazırda doğrudan dış sermayenin en çok yöneldiği sektördür. 

 

Ülkenin 2004 yılında AB’ye tam üye olmasının ardından Birlik'ten sağlanan mali yardım ve fonların da etkisiyle Litvanya ekonomisi hızlı bir büyümeye geçmiştir. Ancak, 2007 yılında % 8,9 büyüyen Litvan ekonomisindeki bu olumlu gidişat, 2008 yılında ortaya çıkan küresel ekonomik ve mali kriz nedeniyle son bulmuş ve ekonomi büyük bir darbe almıştır. Litvanya, krizle mücadele çerçevesinde kemer sıkma önlemlerini uygulamaya koymuş ve benzer sıkıntılarla karşı karşıya kalan Letonya’dan farklı olarak IMF yardımına başvurmaktan imtina etmiştir. Bu çerçevede, kamu harcamaları ve borçlanmasının azaltılması, kamu personel sayısında kesintiye gidilmesi, maaşların düşürülmesi, emeklilik yaşının yükseltilmesi, vergilerin artırılması (KDV ve kurumlar vergisi vb.) gibi önlemler uygulamaya konmuştur.

 

Sözkonusu önlemler sonucunda, 2009 yılında % 15 oranında küçülen ekonomi, 2010 yılında % 1,3 oranında büyümüştür. 2011 ve 2012 yıllarında ihracata bağlı olarak ekonomideki büyüme devam etmiş ve 2011’de % 5,9, 2012’de % 3,7 ve 2013’de % 3,3 oranında reel büyüme sağlanmıştır. Litvan ekonomisindeki bu olumlu gidişat 2014 yılında da devam etmiş ve GSYİH’daki reel büyüme 2014 yılında % 3 olarak gerçekleşmiştir. Reel büyüme hızı 2015 ve 2016'da % 1,6'ya gerilemiştir. Litvanya, 2015 yılında 41,8 milyar Dolar GSYİH’sıyla dünya ekonomileri arasında 86. sırada yer almıştır (IMF). Litvanya'nın GSYİH'sı 2016 yılında 43,1 (The Economist Intelligence Unit'e göre) milyar Dolar olarak olmuştur. Dünya Bankası’nın İş Yapma Kolaylığı sıralamasında 2014 yılında 21. sırada olan Litvanya, 2015 yılında ilerleme kaydederek 20. sıraya yükselmiş, ancak Dünya Bankası'nın "En İyi İş Yapılacak Ülkeler 2017" listesinde ise tekrar 21. sıraya düşmüştür. Öte yandan Litvanya, Forbes dergisi tarafından hazırlanan "En İyi İş Yapılacak Ülkeler 2017" listesinde 15. sırada yeralmaktadır.

 

Ülkede enflasyon oranı 2015 yılında yüzde - 0,6, 2016 yılında %1,7 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan, 2012 Aralık ayında iktidara gelen Sosyal Demokrat Parti lideri Butkevicius liderliğindeki koalisyon hükümetinin çabalarına karşın işsizlik oranı 2015 yılı Aralık ayı itibariyle %9,4, 2016 yılında ise %8 olarak gerçekleşmiştir. 

Litvanya dış ticaretinde, önemli ticaret ortaklarının kötüleşen ekonomileri ve özellikle RF'nin gıda ve tarım ürünlerinin ithalatına uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle 2015 yılında zorlu bir süreçten geçmiştir. 2014 yılında toplam ihracatının % 20’sinden fazlasını Rusya’ya gerçekleştiren Litvanya’nın 2015 yılında bu ülkeye ihracatı % 40 oranında azalmıştır. Bu nedenle 2015 yılı ihracatı bir önceki yıla göre nominal olarak % 5 oranında düşmüştür. 

 

Öte yandan, ulaştırma altyapısının Trans-Avrupa şebekesine eklemlenmesini sağlayarak, ülkeyi bir lojistik merkezi haline getirmeyi hedefleyen, demiryolu ve karayoluyla konteyner taşımacılığına ilişkin “Viking Projesi” çerçevesinde Baltık kıyısındaki Klaipeda ile Ukrayna'nın İlicevsk limanı arasındaki güzergâhın Doğu ile Batı dünyası arasında mal taşımacılığına yönelik küresel bir lojistik zincire dönüştürülmesini arzu eden Litvanya, Karadeniz, Kafkaslar, Orta ve Doğu Asya ülkelerinin bu güzergahı Avrupa'ya ihracat için kullanmalarını teşvik etmektedir.

 

Litvanya 1 Ocak 2015 tarihi itibarıyla Euro’ya geçiş yaparak, Letonya’nın ardından Euro Bölgesi’ne dahil olan 19. üye ülke olmuştur.

 

2009 yılına kadar enerji ihtiyacının yaklaşık % 30’unu karşılayan Ignalina nükleer enerji santralinin, AB'ye verdiği taahhütler doğrultusunda kapatılmasından sonra oluşan enerji açığını gidermek amacıyla Litvanya,  RF’den gerçekleştirdiği doğal gaz alımını artırmak ve bu ülkeden ayrıca elektrik ithal etmeye başlamak zorunda kalmıştır. Litvanya, enerji kaynaklarının çeşitlendirilerek Rusya’ya olan bu bağımlılığın azaltılması ve dolayısıyla enerji güvenliğinin kuvvetlendirilmesi amacıyla bir dizi projeyi hayata geçirmeyi hedeflemiştir.  Bu çerçevede, Litvanya’nın Klaipeda limanında inşaatı tamamlanan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminalinin açılışı 27 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Projeyle ilk yıl yaklaşık 0,5 milyar metreküp doğalgaz ithal edilmiştir. Terminal kapasitesinin önümüzdeki dönem 4 milyar metreküpe çıkarılması planlanmaktadır. Bu kapsamda Norveç’in Statoil firmasıyla beş yıllık doğal gaz tedarik sözleşmesi imzalanmıştır. Ayrıca, 2015 Ocak ayında Litvanya ile Estonya enerji şirketleri arasında yapılan sözleşme çerçevesinde, Litvanya 2015 Şubat ayından itibaren anılan terminalden Estonya'ya doğal gaz tedarik etmeye başlamıştır. Bu gelişme, bölgenin enerji merkezi olması yönünde ilerlemek isteyen Litvanya bakımından önemli bir adım olarak görülmektedir. 

 

Litvanya, Baltık Devletlerinin elektrik şebeke sistemini, Batı Avrupa elektrik şebekesiyle bağlama amacına yönelik Litvanya-Polonya (Litpol) enterkonneksiyon projesi ile Nordik ve Baltık ülkeleri elektrik şebekelerini birbirine bağlaması öngörülen Litvanya-İsveç (NordBalt) enterkonneksiyon projesinin resmi açılışı 14 Aralık 2015 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Sözkonusu projeler, Litvanya LNG terminalinden sonra enerji arz kaynaklarının çeşitlendirilmesi bakımından önemli ilave adımlar atmıştır.

Litvanya’nın girişimcilik politikasının önümüzdeki birkaç yıl içinde daha da geliştirilmesi ve özelleştirmenin ve yeni bir iş kurmanın önündeki engellerin azaltılması yönünde ilave adımların atılması beklenmektedir. Özellikle önemli kentlerde (Klaipeda, Kaunas vb.) kurulan organize sanayi bölgelerine yabancı yatırım çekebilmek için yoğun çaba sarfedilmektedir. Demiryolu ve havaalanları gibi stratejik altyapıların tedricen özel sektöre devredilmesi de zaman zaman gündeme gelmektedir.