Türkiye Cumhuriyeti

Vilnius Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

Litvanya'da Türk Tarihi Ve Kültürü Sempozyumu’nun Açilişinda Sayin Büyükelçi Akin Algan’in Konuşmasi , 29.05.2013

                                                                                                                                                      OKUNAN METİN GEÇERLİDİR.

              

       LİTVANYA'DA TÜRK TARİHİ VE KÜLTÜRÜ SEMPOZYUMU’NUN

                                       AÇILIŞINDA SAYIN BÜYÜKELÇİ AKIN ALGAN’IN KONUŞMASI                               

                                                                                     29 Mayıs 2013

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Litvanya Büyükelçisi sıfatıyla bu Sempozyum’un açılışında bulunmaktan büyük onur duyuyorum.

Öncelikle Sempozyum fikrini ortaya koyan ve organize eden Vilnius Üniversitesi Filoloji Fakültesinde bünyesinde çalışan değerli okutmanlarımıza emekleri için teşekkür ediyor, Sempozyumun gerçekleşmesine imkan sağlayan Vilnius Üniversitesi Rektör Vekili, değerli dostum Prof. Banys’e şükranlarımı sunuyor ve Sempozyum’un açılışına katılarak bizleri onurlandıran Kültür Bakanlığı Yetkililerini, Seminer için Türkiye’den ve diğer ülkelerden  gelen değerli akademisyenler ile Yunus Emre Enstitüsü Başkan yardımcısı Sayın Ebubekir Ceylan’ı saygıyla selamlıyorum.

Litvanya’da Türk Tarihi ve Kültürü Sempozyumuna katılmak için burada bulunan herkese saygılarımı sunuyorum.

Kültürel faaliyetler halklar arasında temasların ve karşılıklı anlayışın gelişimine katkı sağlayan ve ülkeler arasında ikili ilişkilerin sağlamlaştırılmasına olanak tanıyan faaliyetlerdir.

Vilnius Üniversitesi bünyesinde 26 yıldır yürütülen Türkoloji-Türkçe eğitimi programlarının ve bu çerçevede gerçekleştirilen çeşitli sempozyumların, Litvan halkının sadece Türkçeyi değil Türk kültürünü de öğrenmesine imkan vermesi bakımından, iki ülke halkları arasında bir kültür köprüsü görevi yerine getirdiğine inanıyorum.

 Türklerin Litvanya ile olan tarihsel ilişkileri, Osmanlı Devletinden çok daha önce, Altın Orda dönemine kadar uzanır. Altın Orda Hanlığına ait Deşt-i Kıpçak sahasında hâkimiyeti ele alan Toktamış Han, Kıyat Mamay’ı yendiğini ve Altın Orda tahtına oturduğunu bildirmek üzere, Moskova ve Slav prensliklerine elçiler göndermiştir. Gönderilen elçiler, bu prenslere haber ve emir mahiyetinde fermanlar sunmuşlardır. İşte bu belgelerden biri Altın Orda hanı Toktamış’ın Litvanya Büyük Dükü Jagiello’ya gönderdiği 1393 tarihli Uygur harfleriyle yazılmış Türkçe ferman metnidir. Bu ferman Litvanya’yla olan tarihsel ilişkilerimizin ne kadar eskiye dayandığının önemli bir delildir.

Türk milletinin ayrılmaz bir parçasını teşkil eden Tatar ve Karaim kardeşlerimiz de 600 yılı aşkın bir süre önce Litvanya’yı vatan seçerek kendi kültürlerini Litvanya’ya tanıtmışlardır.

Tatar ve Karaim toplumlarının kimliklerini günümüze dek koruyabilmeleri de esasen bu topraklarda birlikte yaşadıkları Litvan halkının tarih boyunca çok kültürlüğü içten benimseyen ve farklılıklara hoşgörüyle yaklaşan bir toplum oluşunun çok güzel göstergesidir.

Sempozyum’un Türkiye ve Litvanya arasında karşılıklı kültür bağlarını daha da güçlendireceğine ve  halklarımızı  daha da yakınlaştıracağı inanıyorum.

Bu inançla Sempozyum’a katılan değerli bilim insanlarına başarılar diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.